“Sigorta Tahkim Komisyonuna ne zamana kadar başvurabilirim?” sorusu çok sorulur. Cevap, çoğu kişinin beklediğinden farklıdır: Komisyona başvuru için ayrıca belirlenmiş bir süre yoktur; esas olan, alacağınızın kendi zamanaşımı süresidir. Bu yazıda hangi durumda hangi sürenin işlediğini kaynaklarıyla birlikte özetliyoruz.

Zamanaşımı nedir?

Zamanaşımı, belirli bir süre içinde ileri sürülmeyen alacağın artık zorla istenememesi demektir. Süre dolduktan sonra karşı taraf “zamanaşımı” itirazında bulunursa, alacak haklı olsa bile talep reddedilebilir. Bu nedenle sürelerin bilinmesi önemlidir.

Komisyona başvuru için ayrı bir süre var mı?

5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinde, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte ve Komisyonun başvuru sayfalarında Komisyona başvuru için ayrı bir hak düşürücü süre yer almıyor. Komisyonun kendi açıklamalarında da başvuru süresi değil, başvuru şartları (şirkete ön başvuru, üyelik, olayın tarihi) sıralanır. Dolayısıyla alacağınızın zamanaşımı süresi dolmadan başvurmanız gerekir.

Trafik kazasından doğan maddi zararlar

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, her hâlde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu madde, aynı zamanda kaza bir suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun bir süre öngörüyorsa o sürenin uygulanacağını da söyler. Ayrıca zamanaşımı tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiillere ilişkin 72. maddesi de benzer biçimde 2 yıl ve 10 yıllık süreleri düzenler. Araç değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma gibi trafik kazası kaynaklı zarar kalemlerinde süreler bu hükümlere göre değerlendirilir.

Sigorta sözleşmesinden doğan alacaklar (örneğin kasko)

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesine göre sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel (ödenmesi istenebilir) olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve sigorta tazminatına ve bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Alacağın ne zaman muaccel olduğu da önemlidir. TTK m.1427/2’ye göre sigorta tazminatı, rizikonun gerçekleşmesini izleyen ve ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının araştırmaları bitince ve her hâlde ihbardan kırk beş gün sonra muaccel olur (can sigortalarında bu süre on beş gündür).

Süreyi kesen hâller

Türk Borçlar Kanunu’nun 154. maddesine göre zamanaşımı, borçlunun borcu ikrar etmesi (özellikle faiz ödemesi veya kısmen ifada bulunması) hâlinde ve alacaklının mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması hâllerinde kesilir. Kesilmeyle birlikte yeni bir süre işlemeye başlar (m.156). Bu hükümlerin somut bir dosyada nasıl uygulanacağı tarihlere ve belgelere göre değiştiğinden, süre dolmak üzereyse hukuki değerlendirmeyi geciktirmemek gerekir.

Pratikte ne yapılmalı?

  • Olay tarihini ve öğrenme tarihini belgelerle (kaza tespit tutanağı, rapor, ekspertiz tarihleri) not edin.
  • Şirkete ön başvuruyu geciktirmeyin; ön başvuru ve Komisyon başvurusunun tarihlerini belgeleyin. Bkz. ön başvuru yazısı.
  • Başvurunun nasıl yapılacağı için başvuru adımlarına bakın.

Değer kaybı, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatlarının hesabına ilişkin güncel yargı kararları için Anayasa Mahkemesinin 2022 tarihli kararı yazısına ve ana sayfadaki maluliyet ile destekten yoksun kalma bölümlerine bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Komisyona başvurmak için son gün var mı?

İncelediğimiz kanun, yönetmelik ve Komisyon açıklamalarında tahkim başvurusuna özgü ayrı bir süre bulunmuyor. Bu nedenle başvuruda belirleyici olan, talebin dayandığı hakkın zamanaşımına uğrayıp uğramadığıdır. Somut olayda hangi sürenin işleyeceği olayın türüne ve tarihlerine göre değişir.

Sigorta şirketine başvurmak zamanaşımını keser mi?

Kanun, zamanaşımının kesilme hâllerini sayar: borçlunun borcu ikrar etmesi ya da kısmen ifada bulunması, alacaklının mahkemeye veya hakeme başvurması, icra takibinde bulunması gibi (6098 sayılı Kanun m.154). Şirkete yazılı ön başvurunun tek başına bu hâllerden biri olup olmadığı kanun metninde ayrıca yazılı değildir; bu nedenle süreyi ön başvuruya güvenerek uzatılmış saymamak gerekir.

Komisyona başvuru zamanaşımını keser mi?

Kanun, alacaklının “hakeme başvurmuşsa” zamanaşımının kesileceğini söyler (6098 sayılı Kanun m.154/2). Komisyona yapılan başvurunun bu kapsamda hangi tarihte etki doğuracağı somut dosyaya göre değerlendirilmelidir; bu nedenle süre dolmadan başvurulması en güvenli yoldur.

Kaynak

Kaynaklara 24.10.2026 tarihinde erişilmiştir. Son kontrol: 24.10.2026.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık yerine geçmez.